Neden durdum?

0

Yerleşmek; bu yer benim demek mi yoksa ben de bu yerin bir parçası olayım demek mi?

Yıllardır yollardayım, yolların, dünyanın, dağların, toprağın bir parçası olduğumu tüm hücrelerimle hissedebileceğim deneyimler yaşadım.

Himalaya dağlarında hayatımda çıkmadığım yüksekliklere çıktım, hastayım, ölüyorum demeden dünyanın en yüksek gölüne çıkıp o manzarada sevdiklerime sarıldım, Büyük Mercan Resifleri’nde dalış yaptım, rengarenk başka bir dünya ile tanıştım suyun altında, yağmur ormanlarında rafting yaptım, Victoria Şelaleleri’nde köprüden aşağı kendimi boşluğa bıraktım, aktif volkan dağında gün doğumunu izlemek için saatlerce yürüdüm, Afrika’yı en tepesinden, Kilimanjaro’dan izleyebildim, Aborjinlerle tanışıp kaynaştım, manastırlarda kaldım, komün içinde yaşadım, kabilelerin içine girdim, ölülerin yakılışını izledim, şaşırtıcı geleneklere şahit oldum, çikolata tenli çok güzel çocuklar öpüp kokladım, kanguru, koala, zebra,zürafa,fil,aslan…çocukluğumu süsleyen onlarca hayvanı gözlerimle görme şansı yakaladım, bazısını ellerimle besledim.

Gözlerinin içi parlayan çok güzel insanlar tanıdım, birbirinden ilginç hayatlar gördüm, birbirinden ilginç hikayeler dinledim. Asla yapmam dediklerimi yaptım. Çok şey öğrendim, çok şey öğrettim. Bazen korktum, bazen heyecanlandım, bazen üzüldüm, bazen endişelendim, sevdim, sevildim,kızdım, kızdırdım,kıskandım,lanet ettim,şükrettim, iyi ki dedim…

Yoruldum.

Artık biraz durmak, dinlenmek, bol bol okumak, bol bol yazmak, üretmek, yeni projeler ortaya koymak, biraz kendimle başbaşa kalmak istiyorum. O kadar hikaye birikti ki anlatamadığım, o kadar çok kitap birikti ki bir türlü fırsat bulup okuyamadığım… Bu sene kendime ayırdığım, doğayı öğrendiğim, ağaçları, yaprakları, bitkileri tanıdığım,toprağı ekmeyi, tohumu filizlendirmeyi, doğanın içinde, köyde yaşamayı öğrendiğim bir yıl olsun istiyorum.

Neden durdun diye soranlara bazen anlatmaya üşenip “param yok” diyorum, “dolar çok arttı, çıkamıyorum bu sene yurtdışına” diyorum. Aslında biliyorum, istesem çıkardım, istesem yapardım. Daha önceki yola çıkışlarımda da çok param olduğunu söyleyemem, ama istedim ve istediğim için yaptım. Bu sene ben durmayı tercih ettim. Bir yanım yanıp tutuşsa da Afrika diye, Hindistan diye, Tayland diye öbür yanımı dinlemek istedim, yani sadece arzuladığımı değil, ihtiyacım olanı.

Her an gidecekmiş gibi, eşyalarımın yarısı çantamın içinde yarısı yatağımın üzerinde yaşamaktan yoruldum. Büyük boy şampuan alıp, oh be şimdi aylarca bu burada duracak demek bile iyi geldi. Her an gidebilirim bir yere diye kutusuyla sakladığım sabunumun kutusunu gönül rahatlığıyla atabildim çöpe, kitaplarımı rafa yerleştirip artık orada burada kaybolmayacaklarını bilmek iyi geldi. Kendi ocağımda çayımı demleyebilmek, müziğimi açıp kendi kahvaltımı hazırlayabilmek iyi geldi.

Onca yer gezdim, gördüm de neden Olimpos’ta durdum peki? Siz de yaşamışsınızdır belki bu hissi, bir yere gidersiniz, bir şehre, bir mekana ve kendinizi oranın bir parçası olarak hissedersiniz. Sizin atomlarınız, titreşimleriniz, enerjiniz ile oranınki öyle uyumludur ki  birliği, huzuru hissedersiniz orada. En başta sorduğum soru var ya, yerleşmek; bir yerin parçası olmak istemek. Olimpos benim için işte o yer. Dünyanın birbirinden onbinlerce kilometre uzak yerlerinde de bu hissi yaşadığım oldu, “ben buraya yerleşmek istiyorum” dediğim yerler oldu. Bugün Olimpos’u seçtim durmak için, yerleşmek için, belki hayatımın başka bir periyodun da o yerlerden birini seçerim.

Şimdilik buradayım, dağlar var, yollar var, deniz var, yeşillik, mavilik var, güzel insanlar var burada. Seneye nerede olurum bilmem, bir ay sonramı, bir hafta sonramı da bilmem 🙂 “Şimdi” derim ve onu yaşarım.

Çekerim mis gibi çam kokusunu içime, oh be derim, iyi ki yaşıyorum…

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here