Yurtdışında Yaşamanın Zorlukları

Türkiye’den çekip gitmeyi çok kez düşündüm ben. Denedim hatta bunu. Avustralya’ya giderken artık bir daha geri dönmemek üzere çıkmıştım yola ama döndüm dolandım yine geldim doğduğum ülkeye.Yurtdışında yaparım zannedip yapamamamın birçok nedeni vardı. Belki benim sıkıntılarımın bir kısmı birçok insanla ortak, bir kısmı bana özgüydü.

Yurtdışında ne gibi sıkıntılar yaşayabilirsin tamamen kendi görüşlerimden oluşan bir liste hazırlamak istedim.

1- Gittiğin ülkenin kültürüne alışmak

Bambaşka topraklara gelmişsin, öyle ilkokul çağında değil kocaman adamsın/kadınsın. Şimdiye kadar içinde yaşadığın kültürden çok daha farklı. İnsanların sana gülümsemesi bile garip gelecek bazen. Ya da belki ilişkilere bakış açılarını yadırgayacaksın, arkadaşlık kavramları seninkinden farklı olacak, aile düzenlerini garipseyeceksin, konuştukları dili anlamayacaksın, güldükleri espriler bayat gelecek, yediklerini yemekleri kendi ülkendekilerle karşılaştırıp eleştireceksin… belki şöyle belki böyle.

foreigner

Sıfırdan bir hayat kuracaksın. Türkiye’deki hiç bir iş deneyiminin burada anlamı olmayacak muhtemelen. En alttan başlayıp yükselmeye çalışacaksın, kendini kabul ettirmeye çalışacaksın ülkeye. Bir yandan yeni bir kültüre alışırken bir yandan yeni bir hayat kurmak için çok çalışacaksın çok… Güçlü olman gerek.

güçlü

2- İkinci sınıf vatandaş olmak

İster Tayland, Hindistan, Nepal gibi daha az gelişmiş bir ülkeye git, istersen Avustralya, Amerika gibi gelişmiş bir ülkeye şunu unutma; orada ikinci sınıf vatandaşsın. Öncelik her zaman o ülkenin kendi vatandaşında.

Seni aşağıladıklarından, hakaret ettiklerinden falan bahsetmiyorum ama yine de oraya ait olmadığını sana hissettiriyorlar. Zaten sen kendin de bu farkı hissediyorsun. Zamanla aşacaksın ya da alışacaksın belki de…

Ha faşistlerle de karşılaşabilirsin, bunlardan da bolca var.

farklı

3- Çalışılacak işler

Eğer gelişmiş bir ülkeye gittiysen ve çok ciddi bir eğitimin yoksa (eğitimle bir üniversiteden mezun olmayı kastetmiyorum, bir konuda master, doktora yapmak, uzmanlaşmış olmaktan bahsediyorum. Aksi taktirde senin Türkiye’deki mühendislik, avukatlık diplomanın oralarda sana bir faydası yok. ) ya da uzmanlaştığın bir alan yoksa o ülkenin vatandaşlarının yapmak istemediği işleri yapmak durumundasın. Kendi uzmanlaştığın işi yapabilmek için de o ülkenin dilini anadilin gibi konuşabilmen gerekebilir, hatta bazen daha iyi. IELTS’te bir İngiliz’in bile rahat rahat alamayacağı puanları alman istenebilir senden. Hayalindeki işi yapmayı unutman gerekebilir.

dream-job

Ya da Türk komünlerini bulup kebapçılarda çalışma şansın da var tabi, bu daha hoş geliyorsa kulağına tercih senin. Türk mahallelerinde Türkiye’dekinden daha berbat bir hayat yaşama ihtimalin de var.

4- Yalnızlık

Dostlarından, ailenden, sevdiklerinden uzaktasın ve kocaman bir insan olarak geldiğin bu ülkede öyle kolay olmayacak çevre edinmen. Bi kere zaten geldiğin kültür farklı, belki seninle aynı toprağın kültürünü paylaşan  ama hayat görüşü senden çok daha sığ olan, daha az okumuş, daha az bilgili arkadaşların olacak, ya da belki geldiğin kültürü bir yana bırakıp izlediğin Amerikan dizilerinden öğrendiğin hayatı kendi hayatınmış gibi sunacak ve hayat görüşü senin gibi olan arkadaşlar edinmeye çalışacaksın. Ama her iki tarafa da ait hissetmeyeceksin kendini hazır ol buna. Çünkü sen Türkiye vatandaşı olarak ne Doğusun ne Batısın…

Leyla ile Mecnun ya da Kardeş Payı izleyip seninle gülecek bir insan arayacaksın etrafında mesela. Ne kebapçı arkadaşın anlayıp gülecek seninle, ne de Batılı modern arkadaşın.

Kendi ülkende iyi kötü bir entellektüel çevren var, senin gibi insanlarla birliktesin, özleyeceksin bunu çok… Benzer arkadaşlar bulma şansın da var tabi, ve eğer işte o arkadaşları bulacak kadar şanslıysan sımsıkı sarılacaksın onlara, kardeş gibi olacaksın.

yalnız

Canın sıkılıp ağlamak isteyeceksin bazen, seni anlayacak kimse olmayacak etrafında.

Ece Temelkuran’ın bir kitabında rastladığım, beni çok etkileyen bir söz:

“Dilini bilmediğin bir yerde ağlamak fenadır, çünkü seni senin dilinde susturacak kimse yoktur.”

5- Ülken, sen nereye gidersen git seni takip edecek

Türkiye’den geldiğini söylediğince çok hoş karşılanmayabilirsin. Hükümetin yaptıkları yüzünden suçlanabilirsin bazen. Bir de koyu tenli ve sakal bırakan bir arkadaşsan şeriatçı damgası yemen çok da zor değil.

Elinde TC pasaportu olduğu taktirde havaalanlarında bekletileceksin, süpheli yaklaşılan kişi olacaksın, bazı ülkelere giremeyeceksin, bazı ülkelerden vize alamayacaksın. Yani sen yurtdışına kaçsan da başka bir ülkenin vatandaşlığını alana kadar bu sıkıntılardan kurtulamayacaksın. O vatandaşlığı vermek için de kimse kollarını açmış özlemle, sevecenlikle seni beklemiyor, biliyorsun değil mi?

pasaport

Yurtdışında belki çok daha farklı deneyimler yaşayan arkadaşlar vardır. Belki yazdıklarıma karşı çıkacaksınız, çıkın lütfen, sizin de deneyimlerinizi dinlemek isterim. Bunlar benim gözlemlerin, seninkiler farklıysa, daha iyi ya da daha kötüyse paylaş lütfen, senin fikirlerine ve deneyimlerine de ihtiyacımız var.

Ya da belki sevdiklerini, aileni, düzenini bırakmak zor geliyordur.Belki onları çok özleyeceksindir, ya da belki onlar ateşin içinde yanarken kendini kurtarmanın bi anlamı yoktur senin için. Gitmemek için bahaneler arıyorsundur. Al işte senin için bir sürü bahane sıraladım.  Önceliklerini belirle ,ama şunu da unutma; bu ülkede ne yazık ki ölüm hepimize çok yakın oldu artık…

Ha ben bu yukarıdaki zorlukları göza alıyorum dersen şu aşağıdaki linklere bir bak o zaman derim:

Avustralya Vatandaşı Olmanın Yolları

Avustralya Çalışma ve Tatil Vizesi

Yurtdışında Yaşamanın Zorlukları” hakkında 8 yorum

  1. Diğer Avustralya yazılarınızı da okudum. Gerçekçi yorumlarınız ve bu faydalı blog için teşekkürler 🙂

  2. İşte gerçekçi bir kaçış yazısı … Elinize kaleminize sağlık .
    Şimdilerde herkesin dilinde gitmek var. Şimdi durum aynen “gitmek mi zor kalmak mı? Şeklinde

  3. Merhaba Burcu, blogunu takip ediyordum bu yazini da ilgiyle okudum. 6 aydir Munih’te yasayan biri olarak benim simdiye kadarki izlenimlerim seninkinden biraz daha olumlu, sanirim Avrupa bize okyanus otesi ulkelerden daha yakin. Benim fikirlerimi hayatveseyahat.com/turkiyeden-gitmek-cozum-mu yazimda anlatmistim. Sevgiler

  4. Bizde 7 yıl ingilterede yaşadık. Aynen bunlar oluyor. Ama dönüncede ii olmadı. Bu seferde başka problemlerle karşılaştık. Kendi fikrim, ya hiç gitmeyin yada gitmişseniz dönmeyin. Hayat bu yap boz değil.

  5. Burcu, güzel kardeşim benim. Yazını çok beğendim. Süper gözlemler. Bende yazını Facebook’la paylaştım. Şöyle yorumlayarak:

    Bir can arkadaşım paylaşmış. Bu yazı o kadar doğruki 12 sene olmasına rağmen hepsine hala katılıyorum. Paylaşmadan edemedim. Eğer yurtdışına kaçmayı planlıyorsanız mutlaka önce linkteki yazıyı okuyun sonrada benim aşağıdaki yorumlarımı:

    1. Kesinlikle ne kadar iyi bilirsen bil o ülkenin dilini, kültür tamamen farklı birşey. Söylenenleri anlıyorsun ama sana komik yada anlamlı gelmiyor. Bahsettikleri, onların çocukluklarında yaşadıkları duyguyu yaşamam mümkün değil.
    2. Kesinlikle konumun ne olursa olsun bazı anlar geliyorki tamamen arka kapının dış mandalı oluveriyorsun.
    3. Ben de ilk gittiğimde üniversitede okurken üniversitenin kantininde çalışmıştım. 32 yaşında Müdür olarak geldiğim Amerika’da başıma galoş geçirip sandviç hazırlamak baya bi kültür şokuydu.
    4. Bu konuya hiç girmeyelim. Beni hala ağlatır 😞
    5. Amerikan vatandaşı olmama rağmen Türklüğüm değişmedi, değişmez. Hala her fırsatta elimden geldiğince ülkemi tanıyıp, savunuyorum. Tabiki onlarda Türkiye ile ilgili birşey olursa beni tek başıma sanki bütün Türkiyeymişim gibi düşünüp, ona göre davranıyorlar. Bu da asla değişmez.

    Sonuç olarak bunların yanısıra gerçekten de çok güzel yanları da var yurtdışında yaşamanın. Özellikle bir düzen kurduktan ve çevre edindikten sonra biraz daha kolay geliyor bütün bu zorluklar.

  6. Yazdığınız herşeye katılıyorum bende yurt dışında yaşamaya başlamış biri olarak bir yıl geçmesine rağmen hiç alışamadım ve sanırım alışamayacağım da herşeyi yabancı herşeyi bana çok uzak dönmekte mümkün gözükmüyor

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir