Kenya’da Safari

Afrika’da gözümü açtığım ilk gün… Kenya’da safari yapacağım, heyecanım büyük. Sabah öyle bir manzarada uyanmışım ki aklım yerinden gitmiş zaten.  Sivrisinekler ve güneş yanıkları ile ilgili aldığım bir çok uyarıdan sonra önce güneş kremimi sonra da sinek kovucu losyonu üzerime boca ettim. ( İlk gün heyecanıymış o sadece, başka hiçbir gün sinek kovucu sürdüğümü hatırlamıyorum.)

Sabah 9 civarı biraz geç kalmış olarak Voi’de kaldığımız otelden ayrıldık. Tsavo East National Park ( Tsavo Doğu Milli Parkı) girişi kaldığımız yerin çok çok yakınında. Bende büyük bir heyecan , ay acaba ne görürüm, aslan görür müyüm ki? Oyy bir de leopar görürmüşüm. Zebra zebra istiyorum, minnoşlarım. Zürafa da göreyim noolur. Aklımın içinde binbir hayvancık koşuyor dörtnala , hepsini, hepsini görmek istiyorum 🙂

Tsavo East National Park’ın girişinde ödememizi yaptık. Yanımdaki arkadaşlarım Kenya vatandaşı olduğun için onların ödemesi gereken fiyat 5 dolar, benim ödemem gereken fiyat 52 dolar. ( Bana hiçbir şey ödetmediklerini söylemiş miydim? Böyle bir misafirperverliği ben hiç bir yer görmedim.Beni buradaki arkadaşlarıyla tanıştıran Leyla’ya nasıl teşekkür etsem az. )

TSAVO EAST NATIONAL PARK

Tsavo Milli Parkı, Kenya’nın güneyinde, Voi kasabasının yanında yer alıyor. Mombasa’ya yakın. Milli park ortasından geçen anayol ile Tsavo East ve Tsavo West olarak doğu-batı diye ikiye ayrılıyor. Yaklaşık 14bin kilometrekarelik alanıyla Kenya’nın en büyük milli parkı burası. Voi’den Voi Kapısı ya da Manyani Kapısı’ndan girilebilir, Mombasa’dan Bachuma Kapısı’ndan, Malindi’den Sala Kapısı’ndan giriş mevcut.

Voi kapısından içeri girdik. İlk 15 dakika harika manzaradan başka hiçbir şey görmediğimi söyleyebilirim. Ama Akaşa ağaçlarının güzelliğine ve Afrika’nın toprağının rengine hayran olan ben o ana kadar hiçbir hayvana denk gelemediğimize üzülmek derdinde değildim, içinde bulunduğum anın tadına varıyordum.

Bir an heyecanlandım parkın içerisinde, harika bir fotoğraf yakalamıştım manzara ile. Araba durmuştu, “ay bir dakika geliyorum hemen” dedim , açtım kapıyı arabadan çıkıyordum ki iki arkadaşım da aynı anda “heeey heeey heey napiyorsun “diye bağırmaya başladılar. Korktum, durdum, dedim hayırdır. “Milli parkların içerisinde arabadan inmek yasak. Şu köşede bir aslanın uzanıp uzanmadığından emin olabilir misin? Çok riskli, sakın. Ayrıca yüklü bir miktar para cezası da var.” dediler. Aslandan mı para cezasından mı korktum bilmiyorum ama uslu uslu girdim içeri tekrar 🙂

İlk gördüğüm hareket eden yaratık tavuskuşu benzeri bir kuştu. Ve sonra güzeller güzeli geyiklere ve ceylanlara denk geldim. Ata Demirer’in surat ifadesi ve “Yi sen yemeğini beya, nereye gitsen gelcek o p.zevenk” repliğini hatırlayıp kendi kendime gülüyordum. Ne olduğunu sordu arkadaşlar ben gevrek gevrek gülünce. “Burdan bi depar Kenya-Malkara yarım saat” dedim Türkçe, höö diye baktılar suratıma 🙂 Nothing dedim , güldüm çevirdim kafamı 🙂

Ve o kocaman, kırmızı toprağa bulanmış cüsseleri  ile kırmızı filler göründü. Büyük bir aile toplantısı olsa gerek bu. Sanırım sıcaktan biraz olsun kurtulabilmek için hortumlarıyla yerden toprak alıp üzerlerinde atıyorlar. Bu koca cüsseli güzeller sırf insanoğlunun hırsı için, tutkusu için öldürülüp dişleri sökülüyor diye düşündükçe sinirleniyorum. Kenya’da bunun çok büyük cezası olsa da yine de bir yolunu buluyor lanet insanoğlu.

“Aman Tanrım o siyah beyaz çizgili minnoşlar yoksa düşündüğüm şey mi?” diye haykırdım. Onları rahatsız etmeden, biraz daha yaklaşmanın bir yolunu bulunca durup hayran hayran izledim bu dünya harikalarını. Onlar bana ben onlara şaşkın şaşkın baktık. Ya bir canlının gözleri böyle güzel olur mu? Suratı böyle tatlı olur mu? Duruşu böyle hem asil hem minnoş olur mu? Totosu bu kadar tatlı olur mu? Evet evet tabi ki zebralardan bahsediyorum.

Ya peki ilerideki o upuzun yukarı uzanan boyna ne demeli? Bana mı bakıyor o oradan? Bunun gözleri daha mı güzel yoksa acaba ? O kocaman gözlerinin azıcık üzerindeki şirin antencikler . Ya ben seni  mıncık mıncık severim boyum yetişse. (Zürafalardan bahsettiğimi özellikle belirtmeme gerek var mı?)

Etraftaki maymunları, çeşit çeşit kuşları tek tek söylemiyorum elbet.

İlk kez ayak bastığım bir kıtada, insanoğlunun atalarının ilk kez görüldüğü bu topraklarda kendimi böylesine bağlı hissetmemin sebebi ne olabilir. Bir canlının gözlerinin içinde baktığında dünyayı görürsün, sen oradasındır, hayat oradadır, tüm evren oradadır, tıpkı senin gözlerinin içi gibi… Aynı olduğunu görürsün orada, tüm farklılıklara rağmen aynı özden olduğunu… İnanılmaz bir duygu. Hayatımda ilk kez gördüğüm varlıklar ile aslında aynı olduğunu hissedebilme.

Ya belki bir çoğunuza göre ben bu olayı fazla duygusallaştırıyor olabilirim 🙂 Ama öyle yoğun ki hissettiğim duygular, bunları nasıl kelimelerle aktarabileceğimi bulmam zor olabiliyor. Hayatında hiç bu birliği hissetmemiş birisi için de anlatmak istediğimi anlamak zor olabiliyor belki de.

Neyse gelelim Kenya’daki diğer safari rotalarına. Hangi parklara gidebilirsiniz falanlar filanlar.

AMBOSELİ NATIONAL PARK

Kenya’nın güneyinde Kajiado bölgesinde yer alıyor. Bana bir çok şaşkınlığı ve güzelliği yaşatan bir park burası. 392 kilometrelik alanı ile aslında küçük sayılabilecek bir milli park.

Kilimanjaro’yu karşı tarafından, Kenya tarafından görme şansı yakalıyorsunuz Amboseli’de. Dağ aşıkları için büyüleyici bir deneyim, yani benim için öyle en azından 🙂

Kilimanjaro ile birleşen etkileyici bir manzara görmek isterseniz biraz yüksekteki noktaya çıkabilirsiniz. Ve evet Amboseli’de arabadan inebileceğiniz , yürüyebileceğiniz ve manzaranın tadına varabileceğiniz bir nokta var. Tehlikeli mi? Bilmiyorum, sormadım, olsa inmezdik herhalde 🙂

Amboseli biraz daha açık alanda bir park. Yani öyle bir sürü ağaçlar yerine düzlük, kocaman düzlük görüyorsunuz. Hal böyle olunca yol kenarında yarısı yenmiş onlarca zebra , geyik cesedine rastlamak mümkün oluyor.  5 dk önce pıtır pıtır poposunu sallaya sallaya yürüyen zebralarla karşılaşıp ardından yerde belden aşağısı yenmiş, kalan parçası çürümeye başlamış zebra cesetleri görmek ağır bir durum benim için.

Amboseli parkı filler ile ünlü aslında. Parkta birçok fil sürüsüne ya da yalnız başına dolanan kocaman fillere denk geliyorsunuz. Dikkatli olmak gerekiyor. Safari sırasında en tehlikeli hayvan aslan falan değil;  fil… Kızgın bir filin koca jipi ters çevirmesi mümkün, yani kızdırmayın filleri sevin onları 🙂

Parkın girişinde çıkışında bir çok Masai’ye rastlayacaksınız. Size bir şey satmaya çalışacak ya da para karşılığı fotoğraf çekilmek isteyecek. Dilerseniz civardaki Masai köylerinden birini de ziyaret edebilirsiniz.

MASAI MARA NATIONAL PARK

Kenya’nın güney batısına doğru, Tanzanya sınırına yakın, adını en çok duyduğumuz milli park Masai Mara sanırım. Adını Masai halkından alıyor. Kocaman Serengeti’nin Kenya topraklarında olan küçük bir bölümü aslında. 1510 kilometrekarelik bir alanı kaplıyor.

Masai Mara, parktaki aslan, leopar ve çita nüfusunun fazlalığıyla ve her yıl Temmuz-Ekim arası Masai’den Serengeti’ye olan büyük göç ile ünlüdür.

TSAVO WEST NATIONAL PARK

Kenya’nın güneyinde yer alıyor,  anayol ile Tsavo East National Park’tan ayrılıyor. Mzima Springs park içinde görülmeye değer yerlerden biri olduğu söyleniyor. Parkta gergandanları görme şansınız da var. Ayrıca kaya tırmanışı ve Tsavo ırmağı etrafında yürüyüş de yapabilirsiniz.

Tsav West National Park’ta gergedan haricinde hipopotam, fil, buffalo, leopar, aslan görme şansınız var.

NAIROBI NATIONAL PARK

Şehrin içerisinde bir milli park var evet. Ara ara milli parktan çıkan aslanlar şehrin içine ya da kenar mahallelere giderek halk arasında paniğe neden olduğu oluyor.

Çok uzaklaşmadan şehir içinde bir safari heyecanı yaşamak istiyorsanız birebir. Ayrıca parkın içerisinde özel bölümlerde yürüyüş de yapılabiliyor.

LAKE NAKURU NATIONAL PARK

Nakuru kasabasının güneyinde Nakuru gölünün etrafındaki park. Sıra sıra dizilen flamingolar ile ünlü. Ayrıca milli parkta görebileceğiniz siyah gergedanlar ve beyaz gergedanlar da bir ayrıcalık.

Ben burada hepsini yazmaya kalksam sayfalar sürecek , yukarıdakiler sizi kesmediyse şu siteye göz atabilirsiniz.: Kenya Vahşi Yaşam Hizmeti

İyi safariler dilerim 😉

Belki bu da ilginizi şeker : Afrika’da İlk Günüm

Kenya’da Safari” hakkında 2 yorum

  1. Güzel yoginim,

    Benim favorim Lake Nakuru olmuştu. Ama keşke zamanımız uysaydı da buraları beraber gezebilseydik.

    Afrika’da ya da “küçük dünya”da bir yerlerde buluşmak üzere.

    Kocaman sevgiler,
    Yaprak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir