Hoşgeldin Ya Sonbahar

Üzgün yoga eğitmeni görünce şaşıran insanlar var. Yoga eğitmeni olunca birden makineleştiğimizi, hiç üzülmediğimizi, hiç ağlamadığımızı, canımızın hiç sıkılmadığını, hiç depresyona girmediğimizi, hiç acı çekmediğimizi mi sanıyorsunuz? Hayata hep gülücükler attığımızı, her daim mutlu olduğumuzu da sanıyorsunuzdur siz şimdi. Canımız sıkkınsa kendimize hemen pozitif enerjicikler gönderdiğimizi, çakraları hemen temizlediğimizi falan da mı sanıyorsunuz? Yok artık kuzum, siz hangi dünyada yaşıyorsunuz?

Biz sadece duyguları abartmıyoruz; abartmadan , esiri olmadan ya da kovalamadan yaşıyoruz, durum bu kadar basit aslında.

Mesela ben melankoliyi çok severim. Her sonbahar benim için melankoli fırsatıdır. Acı çekmeyi de severim, üzülmeyi de,  acılarımdan, üzüntülerimden yeni bir ben doğurmayı da. Her yaşadığım acı, hata, pişmanlık, üzüntü, kırgınlık beni biraz daha içime yaklaştırır, kendimi inceleme, kendimle yüzleşme fırsatı verir. Hayatımdaki en güzel kararlarım hep acılarımdan, üzüntülerimden, kırgınlıklarımdan, hatalarımdan sonra aldığım kararlardır.

Acı öğretir.

Yoga derslerim sırasında öğrencilere acınızı sahiplenmeyin diyorum, acıyı yaşamayın demiyorum. Biliyorum; kelimeler albayım bazı anlamlara gelmiyor. ( Oğuz Atay göndermesi olmadan yazı yazamayacağım sanırım ben:) ) O zaman biraz daha kelimeye boğayım sizi ne demek istediğimi anlatmak için, biraz daha anlamsızlaştırayım.

Acıyı yaşamaktan korkmayın, kaçmayın. Sevinç gibi, öfke gibi, heyecan gibi, minnet gibi… o da bir duygu sadece.

Sevdiğiniz biri mi gitti? Sevdiğiniz biri isteyerek ya da istemeden canınızı mı yaktı? Siz sevdiğiniz birinin isteyerek ya da istemeden canını mı yaktınız ?Bazı kelimeler çok derine mi dokundu? Söylenen ya da söylenmeyen bazı kelimeler… Acı hissi gelip kalbinize mi oturdu? Bırakın, rahatlatın kendinizi ve yaşayın acınızı. Sahiplenmeden, bu benim acım diye kundaklara sarmadan; sadece hissedin, geldiği anda, yaşayın ve sonra bırakın gitsin. “Ben acı dolu bir insanım.” , ya da “ben üzgün bir insanım” demek yerine “şuan acı çekiyorum.” ya da “şu an kendimi üzgün hissediyorum.” demeyi öğrenin ve bilin ki hayattaki her şey gibi acınız da geçecek. Hayatta hiçbir şeyin kalıcı olmadığını bildiğiniz gibi acınızın da geçici olduğunu kabullenin.

Gelen her misafiri buyur edin yüreğinize, acıyı da, üzüntüyü de, sevinci de, öfkeyi de… Buyur edin ve izleyin. Hepsinin sadece bir duygu olduğunu bilin, kendinizi bununla tanımlamadan… Ve her duyguya fırsat verin sizi büyütmesi için, size öğretmesi için.

Kendinizi üzgün insan, mutsuz kadın, sinirli adam, kıskanç sevgili, vefakar anne… gibi sıfatlara boğmayın. Birçok insan üzüntü, mutluluk, sinir, kıskançlık, vefa… duygularını hisseder. Hissettiğiniz duyguları sahiplenmeyi ve onları kendinize sıfat olarak koymayı, kendinizi duygularınızla tanımlamayı bıraktığınız noktada gerçek benliğinizle tanışma fırsatını yaratırsınız kendinize.

Hayata hep gülücükler saçmanıza gerek yok, zorlama gülücüklere ise hiç gerek yok. İçinizde size ve başkasına zarar verecek duyguları kuvvetlendirmeyin, bastırmadan yaşayın ve bitmesine izin verin yeter. İzin verin içinizdeki gerçek sevgi de bastırılmış tüm duygularınız gibi özgürleşsin. İşte o zaman hayata yapmacık sırıtışlar yerine samimi gülümsemelerle bakabilirsiniz.

Sonbahar geliyorken hazır, hadi bırakın kendinizi, giyin depresyon hırkanızı, alın elinize kahvenizi , çayınızı ve izin verin melankoliye buyursun. Kendinizi biraz daha tanımak için, kendinizle yüzleşmek için… Yazın verdiği yapmacık gülücük saçan halden ve zıplamalı müziklerden, eğlenceli kumsallardan sıyrılıp sakin adanıza doğru çekilin biraz.

En güzel kararlarım, yolculuklarım, gidişlerim, kalışlarım, terk edişlerim, yeniden deneyişlerim, yeni hayata başlayışlarım hep sonbaharda olmuştur.

Rihannaların uykuya dalıp Nick Cave’in uykusundan uyandığı mevsim başlıyor, plaj kitaplarının rafa kaldırılıp Oğuz Atay’ın, Kafka’nın, Dostoyevski’nin tekrar başucuna konduğu mevsim başlıyor, izlediğiniz filmleri tekrar izleyip tekrar farklı detayları gördüğünüz mevsim başlıyor. Keşfetme mevsimi, dinginlik mevsimi, yolculuk mevsimi, yeni başlangıçların mevsimi sonbahar, hoş geldin…

Şurada Yayınlandı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir