Bali gezileri: Volkanik Batur Dağı Trekking

Batur Dağı Bali’nin kuzeydoğusunda yer alan aktif bir volkan dağı. Dağ en son 2000 yılında patlamış, ara ara ufak depremlere sebebiyet veriyor. Batur Dağı trekking sevenlerin bir rotası haline gelmiş. Batur Dağı’nda dün doğumu izlemenin keyfi kulaktan kulağa yayıldıkça yayılmış.

Bali’ye geldiğimizden beri Volkanik Batur Dağı’nda trekking ile ilgili planlar, araştırmalar yapıyoruz.Kuta’dan Batur dağı uzak olduğu için bu yürüyüşü Ubud’a geçtiğimiz zaman yaparız diye ertelemiştik. Ubud’ta bir sürü tur firması var Batur Dağı’na trekking turu düzenleyen. Firmalardan tur almaya kalkarsanız kişi başı 850-900.000 Rupee yani 180-190 lira.

Neden o kadar para verelim, biz kendi başıma yaparız dedik ve başladık araştırmalara. Anladık ki internetten araştırmalarla bir yere varılmıyor, dedik gidelim bakalım şu Batur dağının eteklerine ve atladık motora. Bir sürü güzel köyden geçtiğimiz eğlenceli bir yolculuktu. Yollar o kadar güzel ki dayanamayıp durduğumuz ve etrafı seyrettiğimiz oldu. Bu güzel manzarada hoplamalı zıplamalı fotoğraf iyi gider deyip denemeler de yaptık 🙂20151010_145002_009 (Medium)

Yol boyunca da elimde aksiyon kameramla motorun tepesinde video çekmeye çalıştım aslında, ama pek başarılı olamamış olabilirim:) ( mesela görüntülerin yanında baş parmağımın bir kısmı da görünüyor olabilir, evet olabilir… )

Köylüler pek bir neşeli, sıcakkanlı burada. Gerçi daha önce de defalarca söylediğim gibi Bali insanın genel özelliği bu. Yolumuzu yine google navigasyon ile bulmaya çalışıyoruz ve sayesinde yine kaybolduk tabi ki. Kestirmeden götürecek diye düşman başına yollara soktu bizi. Yol değil keçi patikası, motorla zıplaya zıplaya ilerlermeye çalışıyoruz. Bir süre bu işkenceyi çektikten sonra anladık ki bu yol bir yere gitmiyor 🙂 Zaten yolda bize şaşkın şaşkın “ne işi var bunların burada” imalarıyla bakan yerlilerden pek doğru bir yolda gitmediğimizi anlamıştık. Aynı yoldan aynı işkenceyle zıpzıp geri dönüp bir şekilde bulduk yolumuzu Batur köyü için.

Köyde “Association of Mount Batur Trekking Guides” ( Batur Dağı Yürüyüş Rehberleri Derneği)’ni bulduk. Öğrendik ki dağa yürüyüşe rehbersiz izin vermiyorlar. Öyle ya da böyle rehbere para vermemiz gerek. Kişi başı 500.000 ruppee yani 105 liraya geliyor. Bulabildiğimiz en ucuz seçenek ne yazık ki buydu.

3 gün sonraya rezervasyonumuzu yaptık, köyde kalacak yer de ayarladık. O gün Ubud’a geri dönüp 3 gün sonra Batur köyüne gitmek üzere tekrar yola çıktık. Bu sefer yolu bildiğimiz için hiç zorlanmadan bulduk köyü. Kalacağımız hotelin adı Segara Hotel&Restraurant . Ucuz ve fena sayılmaz denebilecek bir yer. Trekking rotası için en yakın ve en uygun fiyatlı otel buydu.

Öğlen vakti Batur’a vardık. Otele yerleştikten sonar motorla biraz dolanalım deyip çıktık yollara. Nereye gittiğimizi bilmeden hadi şuraya da bir bakalım buraya da diye diye ilerliyoruz. Kaplıcalara giden yolu işaret eden tabelaları gördük ve hemen bunu hedef edinip başladık tabelaların izini sürmeye. Sonunda kaplıcaya vardık. Meğer bayağı turistik bir yermiş, önüne ufak bir pazar kurulmuş, yakınında biryerde de tapınak falan vardı.

Yerli gençlerin müzik sesine yönlendik önce biz, biraz onları dinledik.

IMG_1620 (Medium)Geleneksel kıyafetleriyle etrafta dolaşan Bali kadınları yine kafalarında ne olduğunu bir türlü anlayamadığım kutuları taşıyorlardı.

IMG_1608 (Medium)Birlikte selfi çekmeye çalışan genç Bali kızları onları gördüğümüz farkedinde kıkırdamaya başladılar hemen 🙂

IMG_1621 (Medium)Neyse kaplıca alanına bakalım dedik, meğer giriş paralıymış. Bayağı büyük turistik tesis yapmış adamlar. Yanımızda yüzme kıyafetlerimizi olmadığı için giremedik. E ne yapsak dönsek mi derken bu gizemli kapıyı keşfettik. Bayılırım böyle gizemli anlara 🙂 Ne varmış gel bir bakalım diye ilerledik.

IMG_1624 (Medium)

Ve bu gizemli kapı bizi bu huzurlu göl kenarına çıkardı.

IMG_1628 (Medium)

IMG_1630 (Medium)Dönüş yolu üzeri manzaralarımız da görmeye değerdi.

20151014_135610 (Medium)

Otele dönüp akşam yemeğimizi yedikten sonra bir akşamüstü yürüyüşü yapalım dedik. Hava hafif kararmaya başlamıştı. Biraz nehir kenarına indik, sakin huzurlu nehri izledik.

20151014_174407

20151014_175048 (Medium)

Köyün içlerine doğru ilerleyelim dedik biraz da. Yürürken kendimizi ara sokaklarda bulduk. İlginç bir ses duyuyoruz, anlam veremedik önceleri ama sonra anladık ki bir yerlerde ayin, seromoni tarzı dini birşeyler oluyor. Bilinçsizce sesi takip etmeye başladık. Korku filminde gibiyiz diye geyikler yapıp hikayeler yazıyoruz bir yandan da. Sesin oradan geldiğine emin olduktan sonra bir ara sokağa daldık, ses bizi kendisine çekiyordu ve biz amaçsızca takip ediyorduk. Uzakta bir adam eliyle bir işaret yapıyor bize, gel mi diyor git mi bu adam? Anlayamıyoruz ama gitmeye devam ediyoruz. Yaklaşınca gel dediğini anladık ya da artık o kadar yaklaştıktan sonra adamın git deme şansı kalmadı bilmiyorum 🙂

Adam güler yüzüyle bizi içeriye davet etti. Fakat içeri girebilmek için sarung giymemiz gerektiğini söyledi ve karısının yanına götürdü bizi. Karısı Gökhan’a da bana da bir sarung ayarladı hemen evden. 50.000 rupeeye yani 10 liraya iki şal kiralamış olduk böylece.

20151014_181030 (Medium)

Seromoninin olduğu kalabalığın içerisine artık girebilecek kıyafetteydik. Yavaş yavaş ilerlemeye başladık içlere doğru. İnsanlar güler yüzleriyle karşıldılar bizi ve aynı zamanda şaşkın bakışlarıyla da. Çiçekler ve meyvelerle süslenmiş bir alana oturtulduk. Bir kadın elinde iki tane tütsülü tabakla ve su ile geldi yanımıza. Okumalı üflemeli birşeyler gösterdi bize, önce o yaptı ardından biz tekrarladık. Kutsandık falan sanırım yine 🙂

20151014_182408

Bir süre daha o alanda oturduk. İnsanları ilginç bakışlarımla inceliyorum, onlar da bizi J “Kiminle geldiniz siz” falan diye sormaya başladılar. “İkimiz geldik” diyoruz. “Kimi tanıyorsunuz burada” diyorlar, “kimseyi” diyoruz. Bi işkillenmeye başladı bunlar. Sonra bir kadın özür dileyerek burada oturamayacağımızı söyledi. Bizden başka herkesin beyaz giydiği bu alanda gerçekten de biraz garip kaçıyorduk doğrusu 🙂

20151014_182303

Bizi içeriye davet eden adam, şuraya outrun buraya oturun diye farklı farklı yerler gösterdi. Bu kadar gariplik yeter deyip bir süre sonra gitmeye karar verdik. İnsanların dini törenleri sonuçta, herkes beyaz giyinmiş, biz kara koyun gibi aralarında. Ortada ne döndüğünü de anlayamıyoruz. Biraz garip hissettik kendimizi. Sarunglarımızı emanet aldığımız yere geri bırakıp teşekkür edip ayrıldık. İlginç ve güzel bir deneyim oldu bizim için bu; Bali’nin bir uzak dağ köyünde zorla kendimizi davet ettirdiğimiz bir dini törende yer alacağımız aklımıza gelmezdi 🙂

Gece erkenden yatıp sababın 3.30unda kalktık. Trekking sabah 4’te başlıyor. Bu kadar erken başlamasının nedeni Batur dağının tepesinden harika görünen gün doğumunu yakalamak. Yürüyüşün başlama noktasına doğru giderken motorun arka kısmında oturan şanslı olarak sabahın 4’ünde harika görünen yıldızları izlemek zevki de tabi ki bana aitti.

Vardığımızda rehberimizle tanıştırıldık ; Wayan. Ve başladık yola. Wayan 23 yaşında, 3 senedir haftada 6 gün bu yürüyüşe çıkıyormuş rehber olarak. Zor iş mi kolay iş mi karar veremedim doğrusu.

Yürüyüşün ilk 1 saati düz yolda yürüdüğümüz için sıkıntı yoktu pek, sonraki 1 saat kayan kumlar ve taşlardan tırmanmaya çalıştıkça yürüyüş biraz daha zorlaştı ama çok da sıkıntı yaşadığımızı söyleyemem. Tepeye vardığımızda gördüğümüz manzara bir harikaydı ama bizi bir sürpriz sis bulutu sarmaladı. Aşağıdan gördüğümüz o bulutlardan birinin içindeydik. Her ne kadar gün doğumunu net bir şekilde görmemizi engelliyor da olsa bu durum ortama kattığı esrarengiz hava da bir o kadar güzeldi.

Sıcacık çaylarımızı aldık tepedeki ufak çay ocağından ve 1800 metrede dün doğumunu hayran hayran izledik çaylarımızı yudumlarken. İyi ki yaşıyoruz iyi ki cesaret edip de yollara çıkmışız dedik bir kez daha.

20151015_060320 (Medium)

2,5 saatlik yürüşün ardından artık mide alarmlar vermeye başladı, kahvaltı istiyor beden. Rehberimizi yakaladık hemen. Baktık ki dağın kendi volkan sıcağında bize yumurta ve muz pişirmeye başlamış. Normal zamanda hayvansal ürün tüketmeme rağmen o kadar aç olunca ve karnımı doyuracak başka seçeneğim olmayınca ben de yedim yumurtalardan. Aşağıya sağ salim inebilmem için enerjiye ihtiyacım vardı. Seyahat halindeyken bazen yemek konusunda tercih yapabilme lüksün olmayabiliyor ne yazık ki.

IMG_1668 (Medium)

IMG_1667 (Medium)

20151015_061855 (Medium)

Batur Dağı manzarasının keyfini biraz daha yaşatmak isterim size fotoğraflarla.

IMG_1675 (Medium)

IMG_1673 (Medium)

IMG_1684 (Medium)

Bizim bile çıkarken tıkandığımız, nefessiz kaldığımız yolu gayet normal bir şekilde çıkan 80 lik Japon kafilesini görünce şaşırmamak elde değil.

IMG_1694 (Medium)

IMG_1692 (Medium)

Tam ortada gördüğünüz kara bölüm bir zamanlar bir köymüş. Yanardağ patlamasında yanıp yok olmuş. Köyün ortasında bulunan bir tapınak ise yangında hiç zarar görmediği için “lucky temple” yani şanslı tapınak adını almış.

IMG_1719 (Medium)

IMG_1692 (Medium)

20151015_070907 (Medium)

Bir süre daha bu güzel manzaranın tadını çıkardıktan sonra yaklaşık 2 saatte aşağıya indik.

20151015_082825 (Medium)

Ve dağın trekking sonundaki son fotoğrafı.20151015_083230 (Medium)

Bir güzel anımız daha birikmiş oldu sırt çantamızda. Daha zorlu, daha uzun yürüyüşlerin anılarına da gelecek sıra.

Ben anılarımı anlatmayı seviyorum, siz de okumayı seviyorsanız ne mutlu bana…

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir